İbrahim AKKURT

İstanbul'un Yitik Hazinelerinden Resneli Niyazi Çiftliği

Resneli Niyazi Çiftliği, günümüzde Başakşehir İlçesi sınırları içerisinde yer alan ve ilgilileri dışında pek kimsenin bilmediği tarihi bir mekandır. Resneli Niyazi Çiftliği ile alakalı bilgi vermeden önce çiftliğe ismini veren Resneli Niyazi ve ilginç hikayesini hatırlatmakta fayda var.

28 Şubat 2017 09:49
A
a

Resneli Niyazi, Makedonya’nın Manastır şehrinin Resne kasabasında dünyaya gelmiştir. Bu nedenle Resneli Niyazi Bey olarak anılmaktadır. Manastır’da Askeri Rüştiyeyi ve İstanbul’da Harbiye’yi bitirdikten sonra memleketine gelir, vazifeye başlar. Resneli iyi bir askerdir, bölgesindeki Bulgar komitacılarına nefes aldırmaz. Yunan Harbinde bölüğüyle kendinden 5 kat kalabalık düşman birliğini esir almayı başarır ki bu sıralarda henüz 24 yaşındadır.

Bu başarısından sonra sarayda Sultan İkinci Abdülhamid’in huzuruna çıkar, padişah onu Mülazım(Asteğmen) iken Kolağası(Üsteğmen) yapar ve cebine sarı liralar doldururular. Hatta koca Sultan lütfeder, sarayda yaver olarak kalabileceğini açıklar. Fakat Resneli Niyazi bu zarif teklifi reddeder, Resne’ye döner.



Makedonya'da Büyüdüğü Ev

1906’da Selanik’te “Osmanlı Hürriyet Cemiyeti” gizlice kurulur. Avrupa’daki özgürlük hareketlerinden etkilenen bu hareket ivme kazanarak daha sonra adını ‘Osmanlı Terakki (İlerleme) ve İttihat(Birlik) Cemiyeti’ alır. Resneli Niyazi,Yunan savaşlarında gösterdiği başarıdan dolayı Enver Paşa tarafından bu cemiyete kaydı yapılır. 1908 Jön Türk Devrimin kahramanlarından biridir. 1908’de düzene isyan edip ‘Hürriyet, Eşitlik, Adalet, Kardeşlik’ şiarıyla dağa çıkar. ’Hürriyet Kahramanı’ ilan edilir. Bu sırada İkinci Meşrutiyet ilan edilir ve Kanuni Esasi devreye girer. İkinci Meşrutiyet’in ilanı sonrası Resneli Niyazi ve arkadaşları dağdan inerler. Balkan Dağlarındaki bu isyan ile ünlenen Resneli Niyazi adına marşlar, şarkılar yazılıp bestelenir.



“Ne Şehittir ne Gâzi pisi pisine gitti Niyazi” ve “Geyik Muhabbeti” Deyimleri

Resneli Niyazi Bey, Hürriyet’in ilânından bir gün önce dağdan inmeye hazırlanırken peyda olan bir geyik çeteye katıldı ve Manastır’a inerlerken onlara bozkurt gibi yol gösterdi. Hatıratında bu hadiseyi ballandıra ballandıra anlatan Niyazi Bey’e göre, vahşi bir hayvanın kendiliğinden gelip aralarına karışması mucizevî bir olay ve verdikleri mücadelenin Cenab-ı Hakk indinde makbul olduğuna dair İlahi bir mesajdı.

Resneli Niyazi’nin dağda iken arkadaş olduğu ve yanından ayırmadığı geyiği 31 Mart Olayı’nda Harekat Ordusu ile İstanbul’a gelir ve bu olayın en önünde yer alanlar arasında olur.  Bu geyik İstanbul’da rahatça gezinmekte ve günün konusu haline gelmekte, gazeteler de bunu yazmaktadır. Asıl konu bir yana bırakılmış bütün dikkatler bu geyik üzerinde toplanmıştır. Denilebilir ki geyik, Resneli Niyazi’den daha çok ünlenmiştir. Ve böylece ‘Geyik Muhabbeti’ doğmuştur.

Resneli Niyazi Bey’in Edebiyatımıza kazandırdığı diğer bir deyim ise ““Ne Şehittir ne Gâzi pisi pisine gitti Niyazi” tabiridir. Resneli Niyazi Bey, Meşrutiyet’in ilanı sonrası geldiği İstanbul’da İttihat ve Terakki’nin şahsi menfaatleri doğrultusunda izlemiş olduğu siyaseti benimsememiş ve siyasetten çekilerek memleketine dönmüştür. 29 Nisan 1913’te Arnavutluk’un Avlonya limanına 8 kişi gelmiştir. İttihat ve Terakki mensubu olduğunu söyleyen bu kişiler, Resneli’yi İstanbul’a davet etmek için gelmişlerdi. İçlerinden Resneli’nin koruması olduğunu söyleyen kişi, limanda gemiyi bekledikleri esnada birkaç el ateş ederek Resneli’yi öldürmüştü. Öldürülme nedeni karanlıkta kaldığı için kendisine atfen,”Ne şehittir ne de gazi, pisi pisine gitti Niyazi” deyimi Türk milletinin hafızasına kazındı.



Resneli Niyazi Bey Çiftliği

Meşrutiyet İlan edildikten sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti mensupları iktidarı ele geçirirken, Resneli Niyazi de Altınşehir’i de kapsayan Kayabaşı ve Küçükçekmece’yi kendisine ayırmıştır. Resneli, Azatlık diye bilinen Kayabaşı’nı, diğer bir isimle de Altınşehir’i kendine çiftlik yaparken, Ermeni nüfusun tamamını bölgeden göç ettirmiştir. Göç eden Ermeni nüfusun yerine farklı milletlerden Müslümanlar yerleştirilmiş ve bu alanda yer alan Baruthane de bazı zamanlar işletilmiş, bazen de kapalı kalmıştır.



Başakşehir ilçesinin, Şahintepe, Kayabaşı, Şamlar, Güvercintepe, Altınşehir’i içine alan bölgesinin bilinen en eski adı Azatlık’dır. Bu isim, Şamlar Baruthanesi’nde çalışan Ermenilerin Osmanlı yönetimince 1. Sınıf vatandaş sayılması ile azat edilenlerin yeri manasında, bölgenin Azatlık olarak adlandırılmasından gelmektedir. Meşrutiyetin ilanından sonra Arnavut Kökenli Resneli Niyazi Bey bölgedeki Ermenileri göndererek arazinin sahibi olmuştur. Bu dönemde ismi geçen bölgelerin tamamı için Resneli Çiftliği ismi kullanılmıştır. İlçede bulunan ve en sağlıklı biçimde günümüze ulaşan eser Resneli Çiftliği’dir. Baruthane binaları ve etrafındaki arazi Meşrutiyet yıllarında Hazine-i Hassa’dan Resneli Niyazi Bey ailesine geçmiş ve 1950 yıllarına kadar Resneliler Çiftliği adıyla bu aile mülkiyetinde kalmıştır. Son sahibinin 1952’ye doğru ölümü üzerine mirasçılar arasında paylaşılarak ayrı ayrı parsellenip satılmış, yerlerine modern siteler yapılmaya başlanmıştır.
Bugün Başakşehir Belediyesi sınırları içinde kalan Resneli Çiftliğinin kalıntıları hala ayakta duruyor. Yarım Burgaz Mağarası’nı geçtikten sonra tarihi konaklar görülebilir.

Ayrıca, çiftlik bölgesinin içinde bulunduğu vadide bitki çeşitliliği çok fazladır. Bu nedenle, buranın eko-arkeoloji parkına dönüştürülmesi düşünülmüştür.1980’li yıllarda Resneli ailesinin vârisleri tarafından çiftlik arazilerinin parsellenerek satılmasıyla mahalle haline gelen parsel öbekleri hala Resneli olarak biliniyor.


Resneli Niyazi Bey Sarayı

Azatlı Baruthanesi

Kuruluşu itibariyle Osmanlı Devleti’nin en yeni ve en modern baruthanelerinden olan Azatlı Baruthanesi, 1787-1792 Osmanlı-Rus Savaşları’nda mevcut baruthanelerin ihtiyaca cevap verememesi ve imal edilen barutun kalitesinin düşüklüğü sebebiyle Sultan Üçüncü Selim tarafından İstanbul’da Küçükçekmece Gölünün kuzeyinde Azatlı Köyü yakınında kurulmuştur.

Azatlı Baruthanesi 1877 yılına kadar faaliyetine muntazaman devam etmiş, bu tarihte Rusların Ayestafenos’a kadar gelmeleri sonucu işgale uğramış ve büyük bir tahribatla karşı karşıya kalmıştır. Baruthane binaları ve arazisi Meşrutiyet yıllarında Hazine-i Hassa’dan Resneli Niyazi Bey ailesine geçmiş ve 1950 yılına kadar Resneli Çiftliği adıyla bu ailenin mülkiyetinde kalmıştır. Şu anda İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Yanıcı-Parlayıcı ve Kimyasal Maddeler Şube Müdürlüğü bünyesinde bulunan baruthane arazisi içerisinde bazı kalıntılar bulunmaktadır.

İstanbul İli, Başakşehir İlçesi Şahintepe Mahallesi, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 09.07.1977 gün ve 9923 sayılı kararı ile bölgedeki Resneli Osman Bey Çiftliği yapıları ve Azatlı Baruthane kalıntısı eski eser olarak tescil edilmesine ve söz konusu eserlerin bulunduğu bölge arkeolojik alan olarak saptanmasına karar verilmiş; daha sonra  İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 16.07.1991 gün ve 2700 sayılı kararı ile söz konusu arkeolojik alanın 1/25000 ölçekli haritada sınırları belirlenerek 1.derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiştir; yine İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 02.11.2006 tarih ve 221 sayılı kararı ile III. derece arkeolojik sit ve tarihi sit olarak yeniden belirlenen, aynı kararla Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile Koruma Amaçlı Uygulama İmar planı uygun bulunan, söz konusu planlarda sit alanına “ arkeolojik sergileme ve park alanı” fonksiyonu getirilmiştir.



Son olarak; İstanbul VII numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 03.05.2011 tarih ve 465 sayılı kararı ile III.derece arkeolojik sit ve tarihi sit alanında, 11 pafta, 1550 ve 1552 parsellerde yer alan  Azatlı Baruthanesi ve Resneli Çiftliğine ilişkin olarak, havuz ve şebekesi, kargir yapı kalıntısı, su değirmeni ve değirmen taşları, Su Kemeri kalıntıları, dehliz, Resneli Çiftliği Köşkü, Resneli Çiftliği hizmetkarlar evi, Resneli Çiftliği su deposu ve su terazisi, Baruthane Camii kalıntıları, yapı kalıntısı, Azatlı Köprüsü korunması gerekli kültür varlıkları olarak tescil edilerek koruma grupları I olarak belirlenmiş olup; alanın üzerindeki kalıntıların önem ve nitelikleri açısından yeniden II.derece arkeolojik sit ve tarihi sit alanı olarak tescil edilmiştir.

Azatlı Baruthanesi Restitüsyon ve Restorasyon uygulama Projeleri ön çalışmaları İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tarihi Çevre Koruma Müdürlüğü tarafından devam etmektedir

NOT : Konu ile alakalı bilgi-belge temini noktasında yardımlarını esirgemeyen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tarihi Çevre Koruma Müdürü Sayın Cem Eriş’e ve Makina Mühendisi Sayın Halil Tam’a teşekkürü bir borç bilirim.

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

duyurular DUYURULAR
editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz ?

arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Tarihin İzinde